|
Akvaryumumuzun Dekorasyon İncelikleri...
Akvaryumun yeri: Kesinlikle ama kesinlikle direkt gün ışığı almayacak yerde olmalı. Bulabildiğiniz en karanlık yer, en uygun yerdir.
Nedenleri:
1) Direkt günışığı en temiz suya sahip akvaryumda bile bol yosunlanmaya neden olur.
2) Direkt günışığı canlıları ürkütür. Doğal ortamda su genelde ya çok derindir yada bulanıktır ve daha az günışığı geçirir. Sürekli yaşadıkları ve alıştıkları tarzda bir ışık olmadığından strese neden olur.
3) Direkt günışığı özellikle akvaryum içi malzemeler koyu renkli ise, suyun sıcaklığını hızlı bir şekilde yükseltir.
Akvaryum, hareketliliğin en az olduğu köşeye kurulmalı. Kapı yanı veya koridor gibi insanların sürekli geçtiği yerler canlıları sürekli streste tutar. Özellikle kapıdan çıkan biri, balığın görüş alanında aniden belirince ürkek bir canlının nasıl tepki göstereceğini tahmin edersiniz. Akvaryum ile ilgilenirken de yavaş yaklaşıp, ani hareketlerden kaçınmalısınız. Böylece hayvanlar size karşı zerre kadar korku duymazlar ve size güvenirler.
Akvaryumu duvara yapıştırmayın. Herzaman 10cm aralık bırakın. Şelale (askı) tipi filtre kullanacaklar bu mesafeyi daha da uzun tutmalı. Bu hem duvara daha az su sıçraması hemde daha sonra akvaryumun arkasına zor da olsa ulaşabilmeyi sağlar.
Akvaryumun sehpasını sağlam tutun. Özellikle deprem ve diğer hareket etkenlerine karşı dayanıklı olduğundan emin olun. O ağırlığın altında tahta ve sunta sehpalar birkaç yılda şekil değiştirirler.
* Metal Halide ışığı da güneş ışığına benzer şekilde bir noktadan kaynak alır ve benzer efektler yaratır. Bu yüzden bazı ürkek hayvanlar MH ışığına ancak yavaş yavaş adapte olabilirler.
Akvaryumun iç dekorasyonu: Akvaryuma koyacağınız her neyse, akıntıyı engellememeli. Özel durumlar hariç, tankın hiçbir yerinde akıntısız alan olmamalı. Aksi halde tüm atıklar burada birikir ve buradakiler gaz değişiminden yoksun kalır.
Bazı canlı türlerinde belli çiftler veya grupların birbirini daha az görmesi uygun görülür. Özellikle Cichlidler ve Deniz canlılarında bu durum sözkonusu. Bunun için genelde serbest alan içinde taş, kütük v.s. ile bölmeler kurulur. İşte bu bölmeler arasında kalan alanlara ayrı ayrı akıntı yetiştirebilecek düzeyde bir filtre çıkışı veya ek akıntı pompaları düşünülmeli.
Akvaryumun taban malzemesi önden arkaya hafif eğim yaratacak şekilde dökülür. Bu hem görsel estetik açısından ve arkaların görülmesi için yapılır hemde atıkların önlere doğru gelmesini kolaylaştırmak içindir.
Boy sırasına göre dizilim özellikle bitkilerde çok önemlidir. Mesela Vallisneria spiralis(Saz) veya Egeria densa(Elodea) gibi hızlı uzayan bir bitki ön bölgeye ekilmemeli. Aksi halde 1-2 ay içinde ön camı yeşil bir duvar kaplar. Cryptocoryne türleri gibi genelde kısa boylu bitkiler de arkalarda ekilmemeli. Yoksa önlerinde yükselecek bitkiler yüzünden hiç görülmezler. Bol ışık gerektiren bitkiler hızlı uzayan veya geniş yaprakları olanların yakınında ekilmemeli. Az ışık gerektirenlerde ise aksi yapılmalı yani diğerlerinin gölgesinde ekilmeli.
Taşlarda 2 özellik önemli:
1) Şekilleri akıntıya ve akvaryumdaki canlıların yaşam tarzına uygun olmalı. Bazı cichlidler için düz taşlar, bazıları için ise bol sayıda delik ve mağara yaratacak çıkıntılı olanlar şeçilmeli. Deniz akvaryumunda taşlar olabildiğince boşluk ve deliklerle dolu olmalı ve çok sayıda mağara yaratılmalı. Taşların rengi de önemli. Canlılar genelde koyu renkli desenleri tercih ederler.
2) Taşların kimyasal bileşiği çok çok önemli. Çok masum ve temiz görünen bir kayrak taşının çatlağında bol miktarda kükürt bileşiği birikmiş olabilir. Görünen çatlakları kontrol edin ve temizlemeye çalışın. Taşların sertliğini kontrol edin. Suya girince çatlayacak bir taşın içinden neyin çıkacağını bilemezsiniz. Tüm bu önlemlere rağmen taşlar, özellikle büyük olanlar akvaryuma konmadan önce suda uzun süre bekletilmeli. Mümkünse sıcak suyla yıkanmalı.
Kireç içeren taşlar ve yumuşak yapılı olanlar suyu sertleştirecektir ve pH’ı da yükseltebilir.
Kütükler konusunda iş daha kolay. Piyasada 2 tür kütük var. Biri koyu renkli ve bazen üzerinde çamur olan kütüktür. Genelde çamurun altında kızıl-kahve renkli ve sık bir ağaç deseni bulursunuz. Akvaryum için tercih edeceğiniz kütük budur. Bataklık ve çamurlu alanlarda yıllarca çürümüş yaşlı ağaç köklerinden çıkarılan parçalardır bunlar. Genelde tropikal sık ormanlardan çıkartılır. Testere ile bile kesilmeyecek kadar sert yapısı vardır. İşte bu yüzden bunca yıl çürümeye dayanabilir. Diğer kütük türü ise daha açık renkli, soyulmuş kuru ağaç dalı görünümünde olandır. Orijinal olana benzetmek için bunu da çamura gömebilirler veya çürüyen sıradan ağaç köklerinden alabilirler ama akvaryum için uygun değiller. Temiz olanları belki kısa süre için kullanılabilir ama uzun süre kalmamalı çünkü çürüyecektir.
Akvaryumda kütük kullanmak suyun pH’ını az yada çok indirecektir. O yüzden her akvaryum türünde kütük kullanamayız.
Bahsedilenlerden başka akvaryum suyu ile temasta olan her materyeli iyi tanımalısınız. Suya herhangi birşey bırakıp bırakmadığını öğrenmeden kullanmamalısınız. Örneğin plastik malzemenin bile zararlısı var. Bazı adi plastik malzemeler suya zehirli bileşikler bırakabilir. Bağlantı malzemelerinizi temiz su tesisatında kullanılan ürünlerden seçin veya akvaryuma özel üretilen (genelde filtre üreten firmalar) ürünleri kullanın.
Akvaryumu kurarken acele etmeyin. Akvaryumu hemen bol canlı ve dekor ile doldurmak en sık yapılan yanlışlardan biridir. Taban ve temel taş-kütük dekoru kurulduktan sonra akvaryum doldurulur ve birkaç gün sistemin ince ayarlarının yapılması için boş çalıştırılır. Sonra akvaryumun boyutuna göre birkaç ufak ve dayanıklı balık eklenir. 3-8... hafta akvaryumun biyolojik dengesi oturana kadar başka canlı eklenmez. Bu süre ne kadar uzun olursa o kadar iyidir çünkü bakteri nüfusu çoğalma fırsatı bulur. Daha sonra canlı sayısı yavaş yavaş arttırılır. Ani bir yükleme ile ancak canlıları kaybetme riskini arttırırsınız. Sitemizdeki yazılardan "Nitrojen Döngüsü" bölümünde de göreceğiniz gibi her canlı bir amonyak üretim merkezi gibi çalışır. İşte bu yumuşak geçişler ve yavaş nüfus artışı bu amonyağı çevirecek bakterilere çoğalma fırsatı verir. Böylece ortamda amonyak birikimi olmaz.
Bu son paragraf konumuzla alakalı değil ama tüm yazılarda ister istemez tekrarlandığından ne kadar önemli olduğunu farketmişsinizdir.
Temiz, güzel ve doğal görünümlü akvaryumlar dileriz.
Kaynak: İstanbul Akvaryum Klubü web sitesidir.
|